Av. Yunus Emre ÖZTÜRK

TMK 698. Madde- Paylı Mülkiyetin Sona Ermesi

“Madde 698- Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş
olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her
biri malın paylaşılmasını isteyebilir.
Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir.
Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu
kütüğüne şerh verilebilir.
Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.”

GİRİŞ

Mülkiyet hakkı, bireyin sahip olduğu mal üzerinde mutlak bir hakka sahip olmasını ifade eder. Ancak bu hak, tek bir kişiye ait olabileceği gibi birden fazla kişi tarafından da kullanılabilir. Birden çok kimsenin aynı mal üzerinde pay oranına göre malik olması durumuna “paylı mülkiyet” adı verilir. Türk Medeni Kanunu’nun 688. ve devamı maddelerinde düzenlenen paylı mülkiyet kurumunun sona erdirilmesi ve bunun sınırlandırılması hususları ise özellikle Madde 698’de hüküm altına alınmıştır. İşbu makale kapsamında, TMK m. 698 hükmü detaylı şekilde incelenecek, uygulamada karşılaşılan sorunlar değerlendirilecek ve doktrinsel görüşler ile yargı kararları doğrultusunda analizler yapılacaktır.


I. PAYLI MÜLKİYET KAVRAMI VE HUKUKİ MAHİYETİ

A. Tanım ve Hukuki Niteliği

Paylı mülkiyet, birden fazla kişinin maddi olarak bölünmemiş bir malın tamamına, belirli paylarla malik olması durumudur. Her bir paydaş, malın tamamı üzerinde belli bir pay oranında hak sahibidir. Paydaşların bu mal üzerindeki hakları bağımsızdır ve her biri kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir (TMK m. 688).

B. Paydaşların Hak ve Borçları

Paydaşlar malın yönetimi, korunması ve paylaşımı konularında birbirlerine karşı belirli yükümlülükler altındadır. Ancak paydaşlardan herhangi biri, kanuni ya da sözleşmesel bir sınırlama yoksa, bu ortaklığı sona erdirme hakkına sahiptir.


II. TMK MADDE 698’İN HÜKMÜ VE ANLAMI

A. Madde Metni

Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi şu şekildedir:

“Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.
Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir.
Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.
Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.”

B. Maddeye Genel Bakış

Bu madde, paylı mülkiyetin sona erdirilmesini isteme hakkının kural olarak her paydaşa tanındığını ancak bazı hukuki işlemlerle bu hakkın sınırlandırılabileceğini hüküm altına alır. Aynı zamanda taşınmazlarda bu sınırlandırmanın geçerli olabilmesi için şekil şartlarına uyulması zorunluluğu getirilmiştir.


III. PAYLAŞMA İSTEME HAKKI VE KOŞULLARI

A. Kural Olarak Paylaşma Talep Etme Serbestisi

TMK m. 698 uyarınca, paylı mülkiyete konu malın herhangi bir sürekli amaca özgülenmemiş olması veya hukuki işlemle aksi kararlaştırılmamış olması durumunda, her paydaş dilediği zaman paylaşmayı talep edebilir. Bu, kişisel haklar arasında yer alan, ama aynı zamanda ayni hakka etkisi olan önemli bir yetkidir.

B. Paylaşmayı Engelleyen Durumlar

  1. Sürekli Amaca Özgüleme: Örneğin, bir arsa üzerinde birlikte yapılması planlanan ortak bir yapı projesi varsa, bu projenin süresi boyunca paylaşma talebinde bulunulması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
  2. Hukuki İşlemle Sınırlama: Paydaşlar, aralarında yaptıkları bir sözleşme ile paylaşmayı isteme hakkını en fazla 10 yıl süreyle sınırlandırabilirler.

IV. PAYLAŞMA HAKKININ SINIRLANDIRILMASI

A. Süre Sınırı: En Fazla 10 Yıl

Paydaşların bu hakkı sınırlamak istemeleri halinde, bu sınırlama en çok 10 yıl süreyle geçerli olabilir. 10 yılı aşan sınırlamalar, bu süreden sonraki dönem için geçersizdir (TMK m. 698/2). Bu sınırlandırma yenilenebilir niteliktedir, ancak her seferinde yeniden resmi şekilde tesis edilmelidir.

B. Taşınmazlarda Şekil Şartı

Paylı mülkiyetin devamına ilişkin yapılacak sözleşme, resmi şekle tabidir ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Bu husus, özellikle taşınmazlar bakımından üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirliği sağlamak açısından önemlidir.

C. Uygun Olmayan Zamanda Paylaşma Talebi

Madde metninde yer alan “uygun olmayan zaman” kavramı, uygulamada çok çeşitli durumlara göre değerlendirilebilir. Örneğin:

  • Malın değerini önemli ölçüde düşürecek bir kriz anı,
  • Mahkemece takdir edilen bir dönemde yapılan paylaşma talebi,
  • Mevsimsel koşullar veya ortak ekonomik menfaati bozucu durumlar.

Yargıtay uygulamalarında da bu ibarenin “hakkın kötüye kullanılması” ölçütüyle yorumlandığı görülmektedir.



VI. UYGULAMADA GÖRÜLEN SORUNLAR

  1. Paydaşlar Arası Anlaşmazlıklar: Özellikle miras kalan taşınmazlarda bazı mirasçılar paylaşmaya yanaşmazken, bazıları bir an önce ortaklığı sonlandırmak ister.
  2. Süre Sınırının Aşılması: Sözleşmelerde 10 yılın üstünde süre belirtilmesi veya sürenin dolmasına rağmen tapuda şerhin kaldırılmaması halinde sorunlar yaşanır.
  3. Uygun Olmayan Zamanın Belirsizliği: Hangi durumların “uygun olmayan zaman” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği konusunda somut kriterlerin eksikliği yargıya fazlaca takdir alanı bırakır.

VII. DOKTRİNSEL GÖRÜŞLER

Özellikle Fahrettin YENİSEY, Mustafa DURAL ve Oğuzman-Barlas gibi hukukçuların eserlerinde TMK m. 698’in kişisel hakkı kısıtlamaya açık olduğu ve bu durumun özel hukukta sözleşme serbestisi ilkesiyle sınırlandırılabileceği ifade edilmektedir.


SONUÇ

Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi, paylı mülkiyetin sona erdirilmesi hakkını tanıyarak paydaşlara önemli bir tasarruf özgürlüğü sağlamaktadır. Ancak bu hakkın kötüye kullanılmaması adına bazı sınırlamalar da öngörülmüştür. Özellikle taşınmazlarda yapılacak sınırlamaların resmi şekle tabi olması ve tapu siciline şerh verilmesi zorunluluğu, uygulamada dikkatle göz önünde bulundurulmalıdır. Uygulayıcılar açısından en büyük sorun, paylaşmanın uygun olmayan zamanda istenip istenmediği konusunun soyut kalması ve her somut olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi zorunluluğudur. Nihayetinde TMK m. 698, paylı mülkiyetin sona erdirilmesine ilişkin düzenlemeler arasında temel bir yere sahiptir.


Not: Miras hukuku, taşınmaz ortaklıkları ve paylı mülkiyetin sona erdirilmesi gibi konular oldukça teknik ve her somut olayın kendine özgü koşulları bulunabileceğinden, böyle bir paylaşım veya dava sürecine girilmeden önce mutlaka uzman bir hukukçudan danışmanlık alınması tavsiye olunur. Yapılacak hatalar geri dönülmez zararlar doğurabilir.

Uyarı
Web sitemizdeki tüm makaleler ve içeriklerin telif hakkı Av. Yunus Emre ÖZTÜRK'e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka mecralarda yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Sitemizde yer alan içerikler ile ilgili sorumluluk kabul etmemekle birlikte, makalede yer alan bilgiler ile ilgili mevzuatın ve uygulamanın değişme ihtimaline binaen konuyla ilgili tarafımızla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir