Av. Yunus Emre ÖZTÜRK

TMK 539. Madde- Sözlü Vasiyetname

“Madde 539- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi
olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet
yoluna başvurabilir.
Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir
vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.
Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin
yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.”

1. Giriş: Mirasbırakan İradesi ve Vasiyet Serbestisi

Kişinin ölümünden sonraki malvarlığı tasarruflarını düzenleyen vasiyetname, hem bireyin özel iradesinin hukuk düzeni içinde korunması hem de mülkiyet hakkının ölüm sonrasına sirayet etmesi bakımından önemli bir kurumdur. Bu tasarruf, genellikle resmi vasiyetname veya el yazılı vasiyetname biçiminde gerçekleştirilir. Ancak hayatın olağan akışı içinde öngörülemeyen bazı durumlar, kişilerin bu hukuki yolları kullanmalarını imkânsız kılabilir. İşte bu noktada Türk Medeni Kanunu’nun 539. maddesi devreye girer ve kişiye sözlü vasiyet yoluyla son iradesini açıklama hakkı tanır. Bu istisnai ve geçici nitelikteki düzenleme, bireyin kişilik haklarını ölümüne kadar korumayı hedefleyen bir normatif refleksi temsil etmektedir.

Bu makalede, TMK m. 539 çerçevesinde sözlü vasiyetin hukuki niteliği, şartları, şekli, geçerlilik kriterleri, tanıkların konumu ve bu özel vasiyet türüne ilişkin uygulamada karşılaşılan sorunlar sistematik olarak analiz edilecektir. Ayrıca mukayeseli hukukta benzer düzenlemelere, Yargıtay kararlarına ve akademik görüş ayrılıklarına da değinilecektir.

2. Vasiyetname Türleri Arasında Sözlü Vasiyetin Yeri

Vasiyetnameler, şekil şartları bakımından üçe ayrılır: resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname. Resmi vasiyetname noter huzurunda, iki tanığın varlığında düzenlenirken, el yazılı vasiyet mirasbırakanın kendi el yazısı ile yazıp imzaladığı, tarih belirttiği vasiyet şeklidir. Bu iki tür, uygulamada en çok karşılaşılan vasiyetnamelerdir.

Buna karşın, sözlü vasiyet istisnai bir vasiyet türüdür. Kanun koyucu, bu yolu sadece mirasbırakanın olağan vasiyet şekillerine başvurma imkânının bulunmadığı, yaşamı tehdit eden veya kamu düzenini etkileyen özel hallerde öngörmüştür. Nitekim TMK m. 539’un lafzı da bunu açıkça ortaya koyar:

“Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.”

Bu hüküm, sadece teknik zorlukları değil, aynı zamanda ani ölüm riskine karşı da bir hukuki koruma sağlayarak bireyin iradesinin zamana karşı kaybolmasını engeller.

3. Sözlü Vasiyetin Şartları: Madde 539’un Sistematik İncelemesi

3.1. Olağanüstü Durumun Varlığı

Sözlü vasiyetin yapılabilmesi için ilk koşul, mirasbırakanın olağan vasiyet türlerine başvurmasını engelleyen “olağanüstü bir hal” içinde bulunmasıdır. Kanun, bu halleri sınırlayıcı değil örnekleyici olarak saymıştır:

  • Yakın ölüm tehlikesi: Yoğun bakımda ölümcül hastalığın son aşamasında olmak, kazadan sonra ölümle burun buruna olmak gibi durumlar bu kapsamdadır.
  • Ulaşımın kesilmesi: Sel, deprem, kar fırtınası gibi doğal afetler sonucu yolların kapanması gibi fiziksel izolasyon halleri bu durumu karşılar.
  • Hastalık: Özellikle bulaşıcı, tedavisi mümkün olmayan, felç veya hareket kısıtlayıcı hastalıklar bu kapsamda değerlendirilir.
  • Savaş: Aktif çatışma bölgelerinde veya savaş ilanı sonrası ortamda bulunma hali.

Bu hallerin her biri ayrı ayrı ya da birlikte meydana gelebilir. Ancak her durumda önemli olan husus, bu olağanüstü şartların mirasbırakanın yazılı ya da resmi vasiyetname yapmasını imkansız hale getirmesidir.

3.2. Vasiyet Beyanının İki Tanığa Yönelik Yapılması

Mirasbırakan, son arzularını iki tanığa sözlü olarak açıklar ve bu tanıklardan bu arzularına uygun bir vasiyetname yazmalarını ya da yazdırmalarını ister. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Beyanlar açık ve anlaşılır olmalıdır.
  • Tanıklara yazma ya da yazdırma yükümlülüğü açıkça verilmelidir.
  • Tanıklar vasiyetin içeriğini eksiksiz şekilde algılamalı ve tarafsız kalmalıdır.

Bu şartlar, geçerlilik için olmazsa olmaz unsurlardır. Aksi halde yapılan vasiyetname, hüküm doğurmaz.

3.3. Tanıklık Yasağına Tabi Olmayan Kişilerce Tanıklık Yapılması

TMK m. 539/3, sözlü vasiyet tanıkları açısından resmi vasiyetname tanıklarına ilişkin yasakların aynen geçerli olacağını belirtmektedir. Bu kapsamda aşağıdaki kişiler tanıklık yapamaz:

  • Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar
  • Okuma yazma bilmeyenler
  • Kamu hizmetinden yasaklılar
  • Mirasbırakanın altsoyu, üstsoyu, kardeşi ve eşi ile bunların eşleri

Bu yasaklar, kamu düzeni ile doğrudan ilgilidir. Yargıtay, bu konuda oldukça katı bir yorum benimsemektedir.

4. Sözlü Vasiyetin Yazıya Aktarılması ve Mahkemeye Sunulması

Tanıklar, mirasbırakanın beyanını en kısa sürede yazıya döküp imzalar ve belgeye tarih koyarlar. Bu belge, en kısa sürede sulh hakimine teslim edilmelidir.

Burada dikkat edilmesi gereken şekil şartları şunlardır:

  • Yazılı belge, tanıklar tarafından hazırlanmalıdır.
  • Belge eksiksiz ve doğru olmalı, yorum içermemelidir.
  • Teslim işlemi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır.

Bu işlemler, sözlü vasiyetin geçerli hale gelmesi için zorunludur. Tanıkların hakime belge sunma süresi konusunda kanunda açık bir süre belirtilmemişse de, Yargıtay kararları ve doktrin bu süreyi makul süre olarak değerlendirmektedir.

5. Sözlü Vasiyetin Geçerliliği ve Süresi

Sözlü vasiyet, olağanüstü durumun ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde resmi veya el yazılı vasiyetnameye dönüştürülmediği takdirde geçersiz hale gelir (TMK m. 540). Bu düzenleme, sözlü vasiyetin geçici karakterini ortaya koyar.

Dolayısıyla:

  • Eğer mirasbırakan hayattaysa ve olağanüstü hal sona ermişse, bir ay içinde yazılı vasiyet yapmalıdır.
  • Aksi takdirde, sözlü vasiyet hükümsüz olur.
  • Mirasbırakan vefat etmişse, bu süre tanıklar açısından geçerli değildir.

6. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

6.1. Tanıkların Güvenilirliği

Sözlü vasiyetin ispatı tanık beyanına dayandığı için, tanıkların tarafsızlığı ve güvenilirliği çok önemlidir. Ancak pratikte bu kişiler sıklıkla mirasçılarla çıkar ilişkisi içinde olabilmektedir.

6.2. Şekil Şartlarına Uyulmaması

En sık karşılaşılan eksiklikler:

  • Tanıklardan yalnızca birinin imzası
  • Tarih yazılmaması
  • Vasiyetnameyi yazıya geçirmeme
  • Sulh hakimine teslim edilmeme

Bu tür eksiklikler vasiyetnamenin geçersizliği ile sonuçlanır.

6.3. Olağanüstü Halin İspatı

Olağanüstü halin varlığı objektif bir kriterle değerlendirilmelidir. Yalnızca “hissettim”, “ölümüm yakındı” gibi sübjektif ifadeler yeterli değildir. Yargı, resmi belgeler, tanık beyanları ve yerel olay kayıtları ile desteklenen delillere itibar eder.

8. Mukayeseli Hukukta Sözlü Vasiyet

İsviçre Hukuku

TMK’nın esin kaynağı olan İsviçre Medeni Kanunu da olağanüstü hallerde sözlü vasiyeti tanımaktadır. Ancak uygulamada son derece istisnai şekilde kullanılmakta ve çoğu zaman yazılı şekil tercih edilmektedir.

Alman Hukuku

Alman Medeni Kanunu (BGB), “Notnottestament” olarak adlandırılan acil durum vasiyetlerini düzenlemiştir. Benzer şekilde tanıklara beyan, yazılı kayıt ve hakime bildirim gibi adımlar yer almaktadır.

Anglo-Sakson Hukuku

İngiltere ve ABD hukuk sistemlerinde sözlü vasiyet çok daha nadir kabul edilmekte, hatta bazı eyaletlerde tamamen yasaklanmıştır.

9. Sonuç ve Genel Değerlendirme

Türk Medeni Kanunu m. 539’da düzenlenen sözlü vasiyet, kişinin ölümcül tehlike karşısında dahi iradesinin hukuken korunmasını amaçlayan istisnai bir araçtır. Ancak uygulaması dikkat, özen ve şekil şartlarına tam uyum gerektirir. Gerek tanıkların nitelikleri gerekse zamanında yazıya dökülme ve hakime sunulma gibi teknik detaylar, vasiyetnamenin geçerliliği için belirleyici unsurlardır. Bu yönüyle sözlü vasiyet, hem hukuki hem pratik riskler barındıran bir vasiyet türüdür. Her halükarda, kişinin olağan vasiyet biçimlerini kullanması mümkünse, bu yol tercih edilmelidir.

Uyarı
Web sitemizdeki tüm makaleler ve içeriklerin telif hakkı Av. Yunus Emre ÖZTÜRK'e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka mecralarda yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Sitemizde yer alan içerikler ile ilgili sorumluluk kabul etmemekle birlikte, makalede yer alan bilgiler ile ilgili mevzuatın ve uygulamanın değişme ihtimaline binaen konuyla ilgili tarafımızla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir