Av. Yunus Emre ÖZTÜRK

TBK 26. 27. Maddeler- Sözleşme Özgürlüğü ve Kesin Hükümsüzlük Halleri

MADDE 26– Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.

MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.”

Giriş

Özel hukukun en temel ilkelerinden biri olan sözleşme özgürlüğü, bireylerin ekonomik ve kişisel ilişkilerini serbestçe düzenleyebilmelerinin önünü açan bir ilkedir. Ancak bu özgürlük mutlak değildir. Hukuk düzeni, belirli sınırlar çizerek hem bireyleri hem de toplumsal düzeni koruma altına alır. Bu sınırların aşılması halinde ise sözleşme, kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşı karşıya kalır.

Bu çalışmada, sözleşme özgürlüğünün kapsamı ile bu özgürlüğün sınırlarını oluşturan kesin hükümsüzlük halleri birlikte ele alınacaktır.


I. Sözleşme Özgürlüğü (TBK m. 26)

1. Genel Çerçeve

Türk Borçlar Kanunu Madde 26 hükmüne göre:

Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.

Bu düzenleme, sözleşme serbestisinin açık bir yansımasıdır. Taraflar:

  • Sözleşme yapıp yapmamaya
  • Sözleşmenin karşı tarafını seçmeye
  • Sözleşmenin içeriğini belirlemeye
  • Sözleşmenin türünü tayin etmeye

serbesttir.

2. Sözleşme Özgürlüğünün Unsurları

Sözleşme özgürlüğü dört temel unsurdan oluşur:

  1. Sözleşme yapma özgürlüğü
  2. Sözleşme yapmama özgürlüğü
  3. Sözleşmenin içeriğini belirleme özgürlüğü
  4. Sözleşmenin şeklini belirleme özgürlüğü

Bu unsurlar, tarafların irade serbestisini koruma amacına hizmet eder.

3. Uygulamadaki Önemi

Uygulamada taraflar, kanunda açıkça düzenlenmemiş karma sözleşmeler dahi yapabilmektedir. Örneğin:

  • Franchise sözleşmeleri
  • Know-how sözleşmeleri
  • Yönetim sözleşmeleri

Bu tür sözleşmelerin geçerliliği, sözleşme özgürlüğü ilkesi sayesinde mümkün olmaktadır.


II. Sözleşme Özgürlüğünün Sınırları

Sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir. Türk Borçlar Kanunu Madde 27 bu sınırları açıkça belirlemiştir.

Buna göre aşağıdaki durumlarda sözleşme geçersizdir:

  1. Emredici hukuk kurallarına aykırılık
  2. Ahlaka aykırılık
  3. Kamu düzenine aykırılık
  4. Kişilik haklarına aykırılık
  5. Konunun imkânsız olması

III. Kesin Hükümsüzlük (Butlan) Kavramı

1. Tanım

Kesin hükümsüzlük, hukuka aykırı bir sözleşmenin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Bu durumda sözleşme:

  • Hiç doğmamış gibi kabul edilir
  • Taraflara hak ve borç yüklemez

2. Özellikleri

Kesin hükümsüzlüğün başlıca özellikleri şunlardır:

  1. Başlangıçtan itibaren geçersizlik söz konusudur
  2. Herkes tarafından ileri sürülebilir
  3. Hakim tarafından re’sen dikkate alınır
  4. Zamanaşımına tabi değildir

IV. Kesin Hükümsüzlük Halleri

1. Emredici Hükümlere Aykırılık

Kanunun açıkça yasakladığı bir konuda yapılan sözleşmeler geçersizdir.

Örnek:
Faiz sınırlarını aşan sözleşmeler, yasaklı bir faaliyete ilişkin anlaşmalar


2. Ahlaka Aykırılık

Toplumun genel ahlak anlayışına aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür.

Örnek:
Suç işlenmesi karşılığında ücret öngören sözleşmeler


3. Kamu Düzenine Aykırılık

Toplumun temel düzenini bozacak nitelikteki sözleşmeler geçersizdir.


4. Kişilik Haklarına Aykırılık

Kişinin onurunu, beden bütünlüğünü veya özgürlüğünü ihlal eden sözleşmeler geçersizdir.

Örnek:
Kişinin özgürlüğünü sınırsız şekilde devretmesini öngören sözleşmeler


5. Konunun İmkânsız Olması

Sözleşmenin konusu objektif olarak imkânsız ise sözleşme baştan itibaren geçersizdir.

Örnek:
Mevcut olmayan bir şeyin teslimine ilişkin sözleşme


V. Kısmi Hükümsüzlük

TBK m. 27/2’ye göre:

Sözleşmenin bir kısmı geçersiz olsa bile, diğer hükümler geçerliliğini koruyabilir.

Ancak:

  • Geçersiz kısım olmadan sözleşmenin yapılmayacağı açık ise
    → sözleşmenin tamamı hükümsüz olur

Bu düzenleme, sözleşmenin mümkün olduğunca ayakta tutulmasını amaçlar.


VI. Uygulamada Önemli Bir Ayrım

Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilirlik (nispi butlan) karıştırılmamalıdır.

  • Kesin hükümsüzlükte sözleşme baştan itibaren yoktur
  • İptal edilebilirlikte sözleşme geçerlidir, ancak iptal edilebilir

Bu ayrım özellikle dava stratejisi açısından büyük önem taşır.


VII. Sonuç

Sözleşme özgürlüğü, bireylerin hukuki ilişkilerini serbestçe düzenleyebilmesini sağlayan temel bir ilkedir. Ancak bu özgürlük, hukuk düzeninin çizdiği sınırlar ile dengelenmektedir. Emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı sözleşmeler ile konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüz olup, baştan itibaren geçersiz sayılır.

Bu nedenle sözleşme hazırlanırken yalnızca taraf iradeleri değil, aynı zamanda hukuki sınırlar da titizlikle gözetilmelidir. Aksi halde sözleşmenin tamamen veya kısmen geçersiz olması söz konusu olabilecektir.

Hukuki konuların teknik ve karmaşık yapısı dikkate alındığında, sözleşme kurulmadan önce veya uyuşmazlık doğduktan sonra alanında uzman bir hukukçudan destek alınması, telafisi güç sonuçların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Uyarı
Web sitemizdeki tüm makaleler ve içeriklerin telif hakkı Av. Yunus Emre ÖZTÜRK'e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka mecralarda yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Sitemizde yer alan içerikler ile ilgili sorumluluk kabul etmemekle birlikte, makalede yer alan bilgiler ile ilgili mevzuatın ve uygulamanın değişme ihtimaline binaen konuyla ilgili tarafımızla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir