TMK 644. Madde- Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi
“Madde 644- Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki
elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi,
diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet
eder.
Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan
biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği
mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da
yukarıdaki hükümler uygulanır.”
I. Giriş: Elbirliği Mülkiyeti Sorunsalı ve Paylı Mülkiyete Geçiş İhtiyacı
Mirasın açılması ile birlikte, birden fazla mirasçı bulunduğunda, terekeye dahil malvarlığı değerleri üzerinde elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) meydana gelir (TMK m.640). Bu mülkiyet şekli, mirasçıların tamamının birlikte hareket etmelerini, mallar üzerinde müşterek tasarruf etmelerini zorunlu kılar.
Ancak elbirliği mülkiyeti uygulamada birçok zorluğa yol açmaktadır:
- Malların etkin yönetilememesi,
- Yatırım ve geliştirme imkanlarının kısıtlanması,
- İştirakçilerin farklı ekonomik çıkarlar gözetmesi nedeniyle çıkan ihtilaflar,
- Mülkiyet hak ve yetkilerinin belirsizleşmesi.
Bu nedenle kanun koyucu, mirasçılara elbirliği mülkiyetinden kurtulma ve paylı mülkiyete geçiş imkanı tanımıştır.
İşte TMK m.644 tam da bu ihtiyaca cevap veren bir düzenlemedir.
II. Elbirliği Mülkiyetinin Temel Özellikleri
Elbirliği mülkiyeti, Türk hukukunda birden fazla kimsenin belirli bir mal üzerinde müşterek hak sahibi olması durumudur. Ancak bu hak sahipliği, klasik anlamda paylı (hisseli) değildir:
- Belirli pay yoktur: Mirasçılar malın tamamı üzerinde birlikte hak sahibidir.
- Tasarruf yetkisi sınırlıdır: Mallar üzerinde ancak tüm mirasçıların oybirliği ile işlem yapılabilir.
- Bütünlük prensibi geçerlidir: Malların parçalanarak tasarrufu mümkün değildir, tüm tereke bir bütün olarak işlem görür.
- Bireysel kullanım hakkı yoktur: Her mirasçı, tüm mal üzerinde hak iddia eder ancak münferiden kullanamaz.
Bu yapının doğal sonucu, bir mirasçının bağımsız hareket edememesi, malların atıl kalması ve ekonomik kayıpların yaşanmasıdır.
III. TMK Madde 644’ün Amacı ve İşlevi
TMK m.644 ile getirilen sistemin temel amacı:
- Elbirliği mülkiyetinin doğurduğu ekonomik ve hukuki sıkıntıları ortadan kaldırmak,
- Her bir mirasçının kendi payı üzerinde bağımsız şekilde tasarruf edebilmesini sağlamak,
- Gereksiz ihtilafları önleyerek miras hukukunu etkinleştirmektir.
Bu madde, mirasçıların isteği üzerine yargı kararıyla elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini sağlar.
IV. Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş Süreci
A. Başvuru İnisiyatifi
Her bir mirasçı, bireysel olarak sulh hukuk mahkemesine başvurarak,
- Terekeye dahil malların tamamı için,
- Ya da sadece belirli mallar için,
elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini talep edebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
- İstem kişiseldir, tüm mirasçıların birlikte başvurması gerekmez.
- Talep edilen malın niteliği önemli değildir; taşınır, taşınmaz, hak veya alacak olabilir.
B. Sulh Hakiminin Rolü
Hakim, başvuru üzerine:
- Tüm diğer mirasçılara tebligat yaparak süresi içinde itiraz etmelerini ister.
- İtiraz için uygun bir mehil (süre) belirler.
- Süresi içinde itiraz olmazsa veya paylaşma davası açılmazsa, dönüştürme kararı verir.
C. İtiraz Mekanizması
Mirasçılar, elbirliği mülkiyetinin devamını istiyorlarsa:
- Belirlenen süre içinde mahkemeye haklı bir itiraz sunmalıdır.
- Veya, paylaştırma (taksim) davası açmalıdır.
Haklı bir itirazın unsurları:
- Malların paylaşılmasının ekonomik veya sosyal açıdan ciddi zarar doğuracağı,
- Bir aile işletmesi, tarım arazisi gibi bölünmesi sakıncalı bir bütünlük bulunduğu,
- Mirasçılar arasında özel bir sözleşmeyle elbirliği mülkiyetinin sürdürülmesinin kararlaştırıldığı.
Süresinde itiraz edilmemesi veya dava açılmaması halinde, hak kaybı doğar ve paylı mülkiyete geçiş kesinleşir.
V. Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçişin Sonuçları
Geçişin sonuçları şunlardır:
- Her mirasçı kendi payının maliki olur.
- Pay üzerinde tasarruf yetkisi münferittir (satış, ipotek, kira vs. mümkündür).
- Ortak tasarruf zorunluluğu sona erer.
- Ortak maliklerin borçlara sorumluluğu payları oranında olur.
- Tereke malları fiilen bölünmemişse, ortaklık kuralları TMK m.688 ve devamı hükümlerine göre uygulanır.
Örneğin bir taşınmaz söz konusu ise; tapu kütüğünde her mirasçının payı ayrı ayrı gösterilir.
VI. TMK Madde 644 Kapsamında Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
A. Haklı İtirazın Tespiti
En çok tartışma, haklı itirazın varlığı konusunda yaşanmaktadır.
- Bazı mirasçılar, sırf paylaşımı engellemek amacıyla itiraz etmekte,
- Sulh hakimleri bu itirazları ciddi delillere dayanmıyorsa reddetmektedir.
B. Dava ve Yetki Sorunları
- Başvuru doğrudan sulh hukuk mahkemesinde yapılır.
- Terekenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.576, HMK m.12).
VII. Tereke Dışındaki Hak ve Alacaklarda Uygulama
Elbirliği mülkiyeti sadece taşınmazlar üzerinde değil:
- Banka hesapları,
- Kira gelirleri,
- Tahsil edilmemiş alacaklar gibi malvarlığı unsurlarında da söz konusu olabilir.
Bu tür alacaklar da TMK m.644 çerçevesinde paylaştırılabilir.
Her mirasçı, payına düşen oran üzerinden doğrudan hak sahibi olur ve bu alacaklarını münferiden tahsil edebilir.
VIII. Sonuç ve Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu’nun 644. maddesi, mirasçılar arasında doğabilecek mülkiyet çatışmalarını önlemek için modern bir çözüm sunmaktadır.
Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi:
- Malvarlığı değerlerinin etkin kullanımını sağlar,
- Ekonomik zararların önüne geçer,
- Mirasçılara kendi hisseleri üzerinde serbest tasarruf imkanı verir,
- Yargısal sürecin basitleştirilmesi sayesinde zaman ve kaynak israfını önler.
Ancak bu süreçte;
- Haklı itiraz müessesesinin kötüye kullanımına dikkat edilmeli,
- Sulh hakimleri somut gerekçeleri titizlikle incelemeli,
- Mirasçıların katılımı ve bilgi edinimi sağlanarak adil bir paylaşım ortamı oluşturulmalıdır.
Sonuç itibarıyla, TMK m.644 hükmü, gerek bireysel mülkiyet hakkının korunması, gerekse ekonomik istikrarın sağlanması bakımından Türk miras hukukunda son derece önemli bir işlev görmektedir.