Av. Yunus Emre ÖZTÜRK

TMK 155. Madde- Evlenme Şekil Kurallarına Uymama

“Madde 155- Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan bir evliliğin kanunun
diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.”

1. Giriş Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 155, evlilik hukukunun önemli bir yönünü oluşturan şekil kurallarını ve bu kurallara uyulmamasının hukuki sonuçlarını ele almaktadır. İlgili maddeye göre, “evlendirmeye yetkili memur önümde yapılmış olan bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez.” Bu madde, evlilik birliğinin hukuki gücünü koruma amacı güderek şekle ilişkin eksikliklerden kaynaklanan sorunların evlilik bağını ortadan kaldırmamasını temin eder. Bu makalede, Madde 155’in içeriği, gerekçesi, uygulama alanı ve önemi hukuki açıdan incelenecek ve bu düzenlemenin toplumsal etkileri değerlendirilecektir.

2. Türk Medeni Kanunu Madde 155’in Anlam ve Amacı Madde 155, şekil kurallarının evlilik birliğinin hukuki geçerliliği üzerindeki etkisini sınırlar. Kanun koyucu, bu maddeyle evliliğin şekli hatalardan etkilenerek sıkça geçersiz sayılmasının önüne geçmek istemiştir. Bunun başlıca nedeni, aile hukukunun istikrarını sağlamak ve bireylerin evlilikten kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini koruma altına almaktır.

Madde 155’in uygulamasında temel koşul, evliliğin yetkili bir memur önümde gerçekleşmiş olmasıdır. Şayet evlenme bu koşulu sağlıyorsa, diğer şekil kurallarına uyulmaması butlan sonucunu doğurmaz. Burada şekil kurallarına uyulmamasından kast edilen, örneğin, nikah şahitlerinin eksik olması, beyan sırasında belirli bir prosedüre uyulmaması gibi durumlardır. Ancak evlilik, kanunun emredici hükümlerine aykırı bir durumdan etkileniyorsa, örneğin evlenme yasağı kapsamına giren bir engel varsa, bu durumda butlan karşısına çıkılabilir.

3. İmam Nikahı ve Hukuki Geçersizlik Türk hukuk sisteminde evlilik, yalnızca kanunun öngördüğü resmi şekil kurallarına uygun olarak gerçekleştiğinde hukuki geçerlilik kazanır. Resmi nikah, bir evlilik akdinin tanınması ve doğurduğu hukuki sonuçların güvence altına alınması için zorunlu bir unsurdur. Bununla birlikte, yalnızca imam nikahı ile yapılan evlilikler, kanunen geçerli sayılmamaktadır.

İmam nikahı, dini kurallar çerçevesinde kıyılan bir evlilik türüdür. Ancak, bu tür bir evlilik, resmi nikah yapılmadığı sürece Türk Medeni Kanunu’na göre hukuki bir değer taşımamaktadır. Bunun nedeni, resmi nikahın kamu düzenini sağlama, evlilikten doğan hak ve yükümlülükleri düzenleme ve toplumsal güveni temin etme işlevine sahip olmasıdır.

İmam nikahı ile evlenmenin geçersizliği, aşağıdaki hukuki ve toplumsal gerekçelere dayanmaktadır:

  • Hukuki Korumanın Eksikliği: İmam nikahı ile yapılan evliliklerde, taraflar arasında hukuki bir sözleşme bulunmadığından, bu tür evliliklerden doğan hak ve yükümlülükler Türk hukukunda korunmaz. Örneğin, eşlerin mal paylaşımı, nafaka, miras gibi hakları resmi nikah olmaksızın talep edilemez.
  • Çocukların Durumu: Sadece imam nikahı ile yapılan evliliklerden doğan çocuklar, Türk Medeni Kanunu’na göre babanın nüfusuna kaydedilebilmesi için ayrıca bir tanıma veya babalık davasına ihtiyaç duyar. Bu da çocukların haklarının korunmasında ciddi sorunlar yaratır.
  • Toplumsal Güven ve Düzen: Resmi nikah, evlilik kurumunun toplumsal açıdan şeffaflığını ve güvenilirliğini sağlar. İmam nikahı, sadece dini bir ritüel olarak görüldüğünden, bu güveni ve düzeni sağlamaktan uzaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 143. maddesi, evliliğin ancak yetkili bir memur önünde ve tarafların özgür iradeleri ile gerçekleşmesi durumunda geçerli olacağını düzenlemektedir. Dolayısıyla, yalnızca imam nikahı ile yapılan bir evlilik, bu şartları sağlamadığından hukuken yok hükmündedir.

4. Madde 155’in Hukuki Gerekçesi Madde 155, evliliğin toplumsal ve bireysel düzeyde önemini vurgular. Kanun koyucu, bu maddeyi oluştururken şu temel gerekçelere dayanmıştır:

  • Evlilik Birliğinin Korunması: Hukuki şekil hatalarının yaygın olduğu bir ortamda, evliliklerin butlanına karar verilmesi toplumsal istikrarı tehlikeye atabilir. Madde 155, şekil eksikliklerinin evlilik bağını sarsmamasını temin eder.
  • Kamu Düzeni ve Toplumsal Huzur: Evlilikler genellikle bireyler arasındaki özel sözleşmelerden ziyade toplumsal bir kurum olarak değerlendirilir. Bu nedenle, evliliğin sona ermesi gibi kritik bir durumda, kamu düzeni ve toplumsal huzur dikkate alınmalıdır.
  • Aile Hukukunun Emredici Nitelikleri: Evlilik hukuku, büyük ölçüde emredici hükümlerle yönetilir. Bu kapsamda, şekil kurallarına uyulmamasının mutlak butlan sonucunu doğurmaması aile hukukunun geneline uygun bir ilkedir.

5. Uygulama Alanı ve Yargı Kararları Madde 155’in uygulaması, çeşitli yargı kararlarında da görülmektedir. Yargıtay’ın evlilik şekil kurallarına ilişkin verdiği kararlar incelendiğinde, şu hususlar öne çıkmaktadır:

  • Yetkili Memur Önümde Gerçekleştirilen Evlilik: Eğer evlenme bir nikah memuru önümde usulüne uygun şekilde beyan edilmişse, eksikliklerin evliliği geçersiz kılamayacağı kabul edilmektedir.
  • Şekil Eksikliklerinin Değerlendirilmesi: Nikah akdi sırasında yapılan prosedüre aykırılıkların niteliği önemlidir. Örneğin, şahit sayısının az olması evlilik bağını geçersiz kılmaz, ancak nikah memurunun yetkisi olmadığı bir yerde evlilik gerçekleştirilmişse bu hukuka aykırı sayılabilir.
  • Evlilik Akdi ve Kamu Düzeni: Kamu düzenini ilgilendiren hallerde, örneğin evlenme yasağları kapsamında bir engelin bulunması halinde, şekil eksikliklerinden bağımsız olarak butlan karşarısına çıkılabilir.

6. Toplumsal ve Hukuki Etkiler Madde 155’in toplumsal etkileri oldukça önemlidir. Bu düzenleme sayesinde şekli hata nedeniyle evliliklerin sıkça boşanma veya iptal davasına konu edilmesi önlenmiştir. Ayrıca, bireylerin evlilikten kaynaklanan haklarının korunması da sağlanmıştır.

Hukuki olarak ise, Madde 155’in şekil kurallarına verdiği sınırlama, evlilik akdini daha güvenli hale getirmiş ve aile hukukunun şekilcilikten uzak, maddi haklara dayalı bir temele oturmasını sağlamıştır. Ancak, bu düzenleme zaman zaman şu tartışmalara yol açmıştır:

  • Evlilik Kurumunun Niteliği: Şekil kurallarına uyulmamasının tamamen etkisiz kılınması, evlilik akdine verilen önemi zedeleyebilir mi?
  • Hakkaniyet Sorunları: Şekil eksikliklerinin tamamen dikkate alınmaması, bazı durumlarda tarafların hak kaybına uğramalarına neden olabilir mi?

7. Sonuç Türk Medeni Kanunu Madde 155, evlilik şekil kurallarıyla ilgili önemli bir ilkedir. Bu madde, aile hukukunun istikrarını korumak, toplumsal huzuru sağlamak ve evlilik akdinin şekli hatalar nedeniyle sarsılmasını önlemek amacını taşır. Ancak bu düzenlemenin uygulamada ortaya çıkardığı bazı sorunlar ve tartışmalar, şekil kurallarının niteliği ve evlilik hukukundaki yeri konusunda daha derinlemesine incelemeleri gerekli kılmaktadır. Bunun yanı sıra, yalnızca imam nikahı ile yapılan evliliklerin hukuki geçersizlikleri ve doğurduğu sorunlar, toplumun bilinçlendirilmesi gereken önemli bir konudur. Bu bakımdan, Madde 155, aile hukukunun şekilcilik ile toplumsal gerçeklik arasındaki dengesini yansıtan çarpıcı bir örnektir.

Uyarı
Web sitemizdeki tüm makaleler ve içeriklerin telif hakkı Av. Yunus Emre ÖZTÜRK'e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka mecralarda yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Sitemizde yer alan içerikler ile ilgili sorumluluk kabul etmemekle birlikte, makalede yer alan bilgiler ile ilgili mevzuatın ve uygulamanın değişme ihtimaline binaen konuyla ilgili tarafımızla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir