Av. Yunus Emre ÖZTÜRK

AVUKATI ÖLDÜRMEK: HUKUKU HEDEF ALMAK

Bursa’da bir meslektaşımız daha öldürüldü.
Hatice KOCAEFE artık yalnızca bir isim değil; bu ülkede savunma makamının nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunun somut bir göstergesidir. Bu olay, tekil bir cinayet değildir. Bu olay, hukuka yönelmiş açık bir saldırıdır.

Bir avukat, müvekkilinin hakkını aradığı için öldürüldü. Bir dosyayı takip ettiği için öldürüldü. Bir icra takibi yürüttüğü için hedef haline getirildi. Bu noktada durup açık ve rahatsız edici gerçeği ifade etmek gerekir: Bu ülkede insanlar, kendi hatalarının sorumluluğunu üstlenmek yerine, o hataların hukuki sonucunu yöneten kişiyi hedef almaktadır.

Bir borcunuz varsa, bunun sebebi avukat değildir. Borçlu olan sizsiniz. Hukuk, o borcun tahsil edilmesi için bir mekanizma kurmuştur ve avukat sadece bu mekanizmayı işletir. Bu kadar basit bir gerçeği kavrayamayan bir zihniyet, sorumluluğu kendi üzerinde taşımak yerine, sürecin görünen yüzüne saldırmayı tercih etmektedir. Oysa avukat, o borcun tarafı değildir; alacaklı değildir; karar mercii değildir. Avukat, yalnızca hukuki sürecin yürütücüsüdür.

Aynı şekilde, bir evlilik sona eriyorsa bunun sebebi de avukat değildir. Bir boşanma davasında avukat, taraflardan birinin iradesini mahkeme önüne taşır. Evliliği bitiren, tarafların kendi hayatlarıdır. Ancak ne yazık ki, hayatındaki kırılmalarla yüzleşemeyen kişiler, bu kırılmaların hukuki yansımasını yöneten avukatı düşman ilan etmektedir. Bu, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir zihniyet problemidir.

Daha açık ifade etmek gerekir: Avukat, dosyanın tarafı değildir. Avukat, karar veren değildir. Avukat, sonucu belirleyen değildir. Avukat, bir mekanizmanın işlemesini sağlayan kişidir. Buna rağmen avukatı taraf gibi görmek, en hafif ifadeyle hukuki bilinç eksikliğidir. Daha sert bir ifadeyle ise, bu durum çoğu zaman düşük muhakeme kapasitesinin ve sorumluluktan kaçma refleksinin bir sonucudur.

Bugün yaşanan bu tür olaylar, münferit değildir. Toplumda giderek yerleşen tehlikeli bir algının sonucudur. İnsanlar, hukuki süreci bir hak arama yolu olarak değil, kendilerine yönelmiş bir saldırı gibi algılamakta; bu algı da onları yanlış hedeflere yöneltmektedir. Oysa hukuk, kişisel öfkenin değil, toplumsal düzenin aracıdır. Bu düzenin işlemesini sağlayan kişilerden biri de avukattır.

Avukatlık, yargının üç temel unsurundan biridir. Bu yalnızca teorik bir kabul değildir; hukuk düzeninin ayakta kalabilmesi için zorunlu bir gerçektir. Savunma olmadan adalet olmaz. Savunma susturulduğunda ise geriye yalnızca üstünlerin gücü kalır. Gücün olduğu yerde ise adalet değil, keyfilik hüküm sürer.

Asıl sorun ise burada başlar. Bu tür olaylar yaşandığında toplumun bir kesimi hâlâ meseleyi “kişisel tartışma”, “alacak verecek meselesi” gibi ifadelerle küçültmektedir. Oysa mesele tam olarak budur: İnsanlar, hukuki bir sürecin sonucunu kabullenmek yerine, o süreci işleten kişiyi ortadan kaldırarak sorunu çözeceklerini zannetmektedir. Bu düşünce, yalnızca hukuka değil, akla da aykırıdır.

Bir avukatı öldürmek, bir borcu ortadan kaldırmaz.
Bir avukatı öldürmek, bir davayı kazanmak anlamına gelmez.
Bir avukatı öldürmek, gerçeği değiştirmez.

Sadece bir şeyi değiştirir: Hukukun güvenliğini.

Bugün bir avukat, yaptığı iş nedeniyle öldürülüyorsa, yarın bir başka meslek mensubunun, bir kamu görevlisinin ya da sıradan bir vatandaşın da aynı sebeplerle hedef alınmasının önünde hiçbir engel kalmaz. Çünkü burada kırılan şey yalnızca bir hayat değil; hukuka olan inançtır.

Ezcümle; bir avukatı öldürmek, bir insanı öldürmekten ibaret değildir. Bu, hakkını aramak isteyen herkesin sesine yönelmiş bir saldırıdır. Ve bu saldırı karşısında susmak, yalnızca yeni saldırıların önünü açar.

Uyarı
Web sitemizdeki tüm makaleler ve içeriklerin telif hakkı Av. Yunus Emre ÖZTÜRK'e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka mecralarda yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.
Sitemizde yer alan içerikler ile ilgili sorumluluk kabul etmemekle birlikte, makalede yer alan bilgiler ile ilgili mevzuatın ve uygulamanın değişme ihtimaline binaen konuyla ilgili tarafımızla iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir